Gecen hafta sonu amcamiza gittik. Igamann amcamiza :) Selen ile Nehir cok guzel anlastilar, Nehir o kadar cok yeni ve degisik oyuncak gorunce surekli bambaska bir almedeydi, yemek bile yemedi, surekli oyuncaklarla oynadi :) Selen de amcasini gordugu icin cok mutluydu. Pek guzel anlasti kizlar. Tek sorun ikisinin de sagligi pek iyi degildi, daha persembe aksamindan trene binerken Nehir'in gozu kanlanmaya basladi. Ertesi gun doktora gittik, konjonktivitis olmus antibiyotik damla kullanmaya basladik hemen. Selen de hala tam iyilesememisti sesi kisikti, hic cikmiyordu :(
Pek gezdiremedik kizlari, sadece bir gun icinde hayvanat bahcesi de olan bir parka goturduk onun disinda genelde evdeydik. Bir de doktor icin disari ciktik, Nehir pek hanimdi yine doktorda her soyleneni dinledi, yapti. Zor oldu tabi doktorla anlasmak, cok az Ingilizce biliyordu Celine Fransizca'dan Turkceye ceviri yapti arada doktor takilinca :) Doktor tartti da Nehir'i, 11 bucuk kilo olmus. Selen'le arayi kapiyoruz, ama bir bucuk kilomuz daha var hala almamiz gereken.
Nehir ikili kelimeleri soylemeye basladi bu aralar, gecen gun tutturdu demir bas, demir bas diyor. Lojman cocugu diyordu Erkin de Nehir'e demir bas dedigi icin. Meger Nehir'cigim temiz bez diyormus da biz yanlis anliyormusuz. Bir de islak mendil diyoruz, pek merakliyiz popomuzun temizligine :)
Sunday, November 15, 2009
Gecen hafta Nehir bize cok cektirdi. Yataginda yatmak istemedi bir turlu; butun gece salonda olmak istiyor. Neyse yavas yavas ogreniyoruz boyle uyutmanin yollarini da; 2-3 gundur azicik duzene girdi gibi. Dun cok sakindi saat sekiz bucukta babamiza iyi geceler deyip yattik, hic sorun cikarmadan uyudu. Bu gece de yorgundu biraz, once yatakta hopladik zipladik hatta teddy ile yorganin altina yattik iyi geceler dedik ama isik kapansin istemedi kalkti tekrar, gitti bebek arabasina oturdu; aklinca onu disari cikaracagiz :) Neyse kalktik pencereyi actik, disariya baktik, azicik hava aldik rahatladik. Daha sonra pencereye, salona, babamiza bay bay diyerek odamiza gittik. Salonun kapisini kapar kapamaz aglamaya basladi yine, ih ih diyerek salonu gosteriyor surekli. Koridorun isigini acik biraktik, canimlarla cicimlerle yatagimiza yattik. 10 dakika sonra uyudu.
Bu arada Nehir bu gece yatakta takla atiyordu, ilk defa takla attigini gordum. Bir de gecen hafta bilgisayarda patlamis misir gordu Nehir, ondan sonra misir misir diye tutturdu. Sanki yemis de nasil birsey oldugunu biliyor. Erkin de bu saate yapmayalim dedi ama Nehir misir da misir tutturunca ben dayanamadim gece saat 8'de misir patlattik. Patlamis misir sahane bir seymis, Nehir'le beraber oturduk tam 1 saat belgesel izledik; doga belgeseli bile degildi kuslara boceklere bakip aldansin, dinlerin tarihini anlatan bir belgeseldi. Sesini cikarmadi, hatta yerinden kipirdamadi Nehir.
Nehir'e dun gece bir haller oldu, saat 10 da zar zor yatti. 12 de uyandi 3 bucuga kadar ne yaptiysak uyutamadik. Gecenin bir yarisi benim bilmedigim bir suru sarkilar soyledi, ayiciklarinin altina bezi 15 defa falan bagladi, bize kitaplar okuttu. Ben zaten sabahin 7 sinde Nehir'le beraber kalkmisim, gece 12 de gozumden uyku akiyor. Her firsatta gozlerimi dinlendiriyorum :) Erkin ben uyuyacagim Nehir onun basina kalacak diye stres yapmis surekli bana gelip uyuma diyor. Yatak odasina goturdugumuzde Nehir basiyor cigligi, kesinlikle odaya girmek istemiyor. Bir kere salonda kucagimda uyur gibi oldu ama yatagina goturur goturmez acti gozlerini basladi aglamaya, sanki bir yerini kesiyorlar. Ertesi sabah Erkin'le konusmaya basladigi icin olsa gerek diye dusunduk ama gece yarisi insanin aklina gelmiyor bu hic. Herneyse bir taraftan da komikti Nehir dun gece ama gulemedik haline. Kitap okurken ilk defa ingilizce sayi saydigini da farkettik; foo fayv sevin nayn ten diyordu. Biraz da olsa guldurdu bizi :) Sonucta cozum olarak stres topu babamizi gecenin 3unde hava almasi icin disari gonderdik, biz de Nehir'le piyano koncertolari dinledik. Slingi de bulamadik karanlikta, 15 dakika kucagimda gezdirdim Nehir'i, bebeklik gunlerimize geri donduk. Ama simdi 11 kilo oldu sanirim, slingsiz tasinmiyor uzun uzun. Sonunda dayanamadik oturduk camin onune yere beraber. Zaten Nehir kucagimda bir iki esnemeye baslamisti, 15 dakika camdan disariyi izledikten sonra koltukta kucagimda uyuyakaldi. Yatagina goturdum, uyanmadi :) Sabah da 11 e kadar uyur herhalde diye umuyordum ama saat 8 de Nehir ayaktaydi, ustelik de 9 da baya huysuzlasmaya baslamisti bile. Sabah sacmaliyordu surekli olarak, pijamasiyla ciplak ayak arabasina biniyor sonra eldiven bere falan takip bay bay diyordu bize. Oglen 12 ye kadar dayanabildi, ondan sonra 2 saatlik bir ogle uykusu cekti, dinlenmis olarak kalkti. Bu gece Nehir'i gec saate birakmiyalim dedik, herseyini erken yaptirdik. Erkenden banyo yaptirdik, ben Nehir'i yikarken Erkin yemegi hazirladi erken yiyelim diye falan. Super yemek yapti bu arada Erkin, balik pisirdi yanina da sirkeli domates sosu yapti. Ama ne Erkin'in yemegi fayda etti ne de butun herseyi erkene almamiz. Baliga bayilan Nehir iki catal aldi baliktan ikisini de tukurdu. Salatanin salataliklarini yedi, uzerine de 2 tabak yogurt. Meyve bile yemedi, ama cok neseliydi. Elmalari, mandalinalari yerlere attikca kahkahalara boguluyordu :) 9 da yatak odasina gittik, gider gitmez basladi aglamaya. Ben de isigi acip kitap okudum Nehir'e. Tam 45 dakika kitap okudum, okurken benim gozlerim kapaniyordu. Isigi kapatalim dedim yine basladi aglamaya. Ben de pes ettim sonunda geldik salonda oturduk gece 11e kadar. Kendi kendine oynadi o saate kadar hic bizden ilgi istemedi. Saat 11 de babamizi salondan attiktan sonra dun geceki gibi koltukta kucagimda uyudu da ordan yatagina tasidim. Umarim uyanmaz bu gece, yarin is de var zor olur uyanirsa. Herhalde yarin Nehir'i kreste bir guzel yorarlar da erkenden uyur problem cikarmadan. Genelde kres gunlerinde uykusu guzel oluyor.
Thursday, October 29, 2009
Nerden bulduysak Nehir'e bomba diye bir sarki dinlettik bilgisayarda o gun bugundur gunde en azindan 10-15 defa bu sarki dinletiliyor. Yukaridaki fotografta sandalyeye kendi tirmandi, genelde pek tirmanmaz, bilgisayarin basina oturdu, yuzunden goruldugu gibi heyecanla "bama" "bama" diyor. Gecenin 3unde uyaniyor babasinin yakasina yapisiyor bama bama diyerek. Zor yatiriyoruz bu saatte dinlenmez diyerek. Neyse yavas yavas bayma belirtileri gosteriyor Nehir de artik kisa zamanda birakiriz herhalde bomba aliskanligimizi.
Bu hafta sonu saatler geri alindi ya Nehir'in de erken kalkacagi tuttu, sabah 5.45de kor karanlikta salonda koltukta oturup bana bir old mcdonald bir ali baba sarkilarini soyletip durdu. Old macdonaldin ciftligini istediginde "iyaiyao" diyor, hemen ona baslar baslamaz ali babanin ciftligine gecis yapmak icin "baba baba" diyor. Pazar'in yorgunlugunu ben hala atmaya calisiyorum uzerimden, persembe oldu cok bir gelisme yok hala yorgunum :(
Bu da aksam yemeginde bizi protesto ederken, nedense :) Uzun zamandir mama sandelyesinin tepsisini takmiyorduk masada yiyordu. Cumartesi bulmus tepsiyi taktirdi, ozlemis herhalde ama sikisti tesinin arkasinda dayanamadi. Sonra da uzerine oturdu :) neyse kaldirdik tepsiyi yine masaya donus yapti Nehir.
Nehir annemin gonderdigi eristeyi yerken. Kardesim getirmisti galiba eristeyi buzlukta duruyordu hic dokunmamistik kac aydir. Bu hafta sonu Nehir'in de yardimiyla 24 saat icinde hepsini bitirmeyi basardik. Nehir bayildi eristeye, becerebilsem de yapsam.
Thursday, October 15, 2009
Bugun Nehir'in atesi oldugu icin ikimiz evde kaldik; krese gondermedim Nehircigimi. Aksam ustu de doktora gittik. Evde kaldik ama genelde disaridaydik aslinda, Nehir'in oyle cok da muhim degil durumu, sanirim atesin sebebi de dis. Doktor da birseyi olmadigini soyledi. Evde kaldikca daha bir kotu oluyor Nehir boyle durumlarda, surekli meme emme-uyuklama moduna aliyor kendini ben de atesi dusunce hem sabahtan hem aksam ustu cikardim disariya. Nehir'e tuvalet egitimine baslamaya henuz pek niyetim yok ama lavaboya ulasabilmesi icin basamak ariyordum uzun zamandir, hem oturak olup hem de basamak olarak kullanilabilen bir urun aldik; gecen gun teslim edildi. Bu sabah cikmadan once Nehir'le beraber onu actik banyoya koyduk. Gorunce pek bir heyecanladi, uzerinden kalkmak istemedi. Sonra da banyoya gidip gidip kapagini aciyor ustune oturuyor, kapagini kapatip uzerine cikip lavaboya uzaniyor falan :) Tam uzerine oturmuyor ama. Soyle bir kenarina koyuyor poposunu, icine o sekilde cisini kakasini yapmasi mumkun degil yani.
Neyse bu tuvalette oynama faslimizi bitirip parka diye cikabildik sonunda. Alisverisi de yapip eve donduk, azicik uyuduk ogle yemegi yemedik. Doktora biraz erken gidelim, Nehir'i saglik ocaginin yakindaki parkta salincaklara bindireyim dedim ama Nehir tam cikacakken kitapligi dagitmaya bir giristi ki, doktora bile gec kaliyorduk neredeyse. Kendinden gecti herseyi yere bosalttikca.
Bir de simdi atesimiz var 2 gundur ilac iciyoruz ya, Nehir ilac demeyi de ogrendi bu gece uyumak icin yataga giderken ilaccc ilaccc diye bagiriyordu. Cok seviyor ilac icmeyi. Bir kasik iciyor sonra ikincisini vermedik diye agliyor. Asagidaki fotografta da bos ilac kasigini eline gecirmis buyuk bir hevesle yalayip yutmaya calisiyor :)
Butun gun yemek yemedigi icin aksam yemeginde omlet yapmak icin kasari buz dolabindan cikardigimi gorunce havalara uctu. Hemen kasardan dilim dilim yemeye basladi. Uzerine omletini de bitirdi, onun uzerine tereyagli ekmek yedi, bir de sonrasinda yarim avakado yedi. Sonrada azicik erik ve azicik muz yedi. Kitliktan cikmiz gibi saldirdi hepsine :)
Yarin sabah Nehir'i kotu olmazsa goturecegim krese, babamiz belki isten erken cikip Nehir'i erken alacak kresten.
Nehir kreste benim geldigimi gorunce "manniiii mannniii" diye cigliklar atmaya basliyor, mummy anlaminda annem geldi der gibi once manniii diyor bakicisina bakip da sanki ona annem gedli der gibi; sona bana bakip annnniii diyor :)
Bazi seylerin hem turkcesini hem ingilizcesini soyluyoruz, muza muu muu diyor sonra arada manana diyor banana :) ingilizcesi.
Bugun doktorla da cok guzel anlasti Nehir, ben ilk defa Nehir'in Ingilizceyi boye guzel anlayip iletisim kurduguna sahit oldum. Doktor kulagina bakicam dedi Nehir de iir (kulagin inglizcesi ear anlaminda :) dedi, doktor karnini dinliycem dedi Nehir de hemen tammi (karnim) dedi. Doktor bitti dedi Nehir hemen tekrar etti "oll dan" (all done) sonra bitti dediginde yaptigi gbi iki elini acti iki yana :)
Ama doktora gitmeden once sabahtan itibaren Nehir'e anlattim doktora gidicez, doktor kulagina bakacak, karnini dinleyecek, agzini acacaksin bogazina bakacak diye. Anlamis Nehir ki gorevini super yapti, kesinlikle gikini cikarmadi. Hatta doktor Nehir'in bogazina bakmak icin cubuk cikarmisti ama Nehir agzini oyle kocaman acti ki cubuga bile gerek kalmadan gordu doktor bogazini :) Tabi sabahtan beri alistirma yapiyoruz Nehir'le doktora gidince agzini nasil acicaksin diye, faydasini gorduk :)
Iki gundur de ogama diye birsey cikardi Nehir, soyleyip duruyor ne demekse artik. Bana tek anlamli geldigi an meme emerken bir tarafta digerine gecmek istediginde soylediginde. Acaba otekisi, oburkusu anlaminda mi soyluyor dedim ama bugun oburkusu bile demeyi becerdi herhalde baska bir anlami var "ogama"nin. Bakalim onu da yakinda ogreniriz.
Friday, October 9, 2009
Babamiz sinav hazirliklariyla mesgul olurken ben de son birkac gundur olanlardan bahsedeyim dedim. Nehir'in galiba yine disi cikacak, cok huzursuzdu canim. Carsamba gecesi saat 2 den 4 bucuga kadar surekli uyanip uyanip agladi. Popomuz da cok feci pisik yapti, hep dis belirtisi bunlar. Zaten haftasonunda gece atesi de cikmisti. Insallah bir an once cikarir da rahatlar. Disler bitti saniyordum ama 2 tane daha var sanirim.
Carsamba gecesi ben de gece gec yatmistim, Erkin Nehir uyandiginda hala ayaktaydi. Ben daha uyuyamadan Nehir uyanip 4 bucuga kadar uyumayinca tabi sersem gibi olduk ailecek. Sabah isleri de, kresi de ektik; uyuduk hep beraber. Krese sabah 10 da biraktim Nehir'i, aksam aldigimda daha evden kapidan iceri girerken goz kapaklari dusuyordu. Dayanamadi yemek bile yemeden uyuyakaldi.
Saat 9 bucuga kadar da uyanmadi. Sonra gece 10da kalkip aksam yemegi yedi, ondan sonra da beraber camasirlari katladik, ortaligi topladik. Cok sekerdi ama uyandiginda. Dinlenmisti, sessiz sessiz ben temiz camasirlari katlarken benim gibi t-shirtlerini katlamaya calisti durdu. Tabi tekrar uykusu ancak 12ye dogru geldi, beraber yattik. Azicik meme emdikten sonra bana arkasini dondu ayisina sarildi; ogle kendi kendine uyumaya calisti. 5 dakika gecti aradan dikildi yatakta ayaga saga sola bakindi, sonra diger eline de bir ayicik alip ikisiyle beraber yatti oylece uyudu.
Bu sabah cok dinc uyandik ikimiz de, krese giderken de pek bir neseliydi. Yolda onumuzde tir park etmeye calisirken durup beklerken pek bir sevindi Nehir, daaa daaa diye bagirip durdu tira. Orayi gectikten sonra havada ucak gorduk onu gosterip iiicakkk demeye basladi. Gozu havadayken ayi gordu, ayyyy ayyyy diye bagirmaya basladi. Pek bir konustu sabah yollarda :)
Neyse babamiz geldi ben kaciyorum, babamizin sinavi var yarin sabah. Vatandaslik sinavi, ona calisiyordu :) Komik komik sorular. Ben de haftaya girecegim ayni sinava.
Saturday, October 3, 2009
Bu hafta Nehir her sabah krese gitmek icin boyle gulucukler atarak arabasina yerlesti, sonra da gule oynaya krese yollandik her sabah.
Tum hafta hatta gecen persembeyle cumayi da sayarsak tam 7 gundur kreste aglamadan benden ayrildi.
Hatta ve hatta abartti bu hafta hergun bu fotograftaki gibi sinifina kendisi girdi, kimsenin kucagina falan gitmedi :) Dogru oyuna yollandi arkasina bakmadan, bana da camdan giderken el salladi.
Yine buzdolabi macerlarimiz var, basindan ayrilmiyoruz buz dolabinin ozellikle karnimiz hafif aciktiginda hemen buz dolabinin kapagi aciliyor. Nehir'in tam da boyuna uygun oldugu icin istedigi zaman aciyor dolabi yiyecek bir seyler buluyor kendine gore. Gecen haftasonu aksamdan hasladigim misirlardan calmis gizli bir kosede soguk soguk misiri yiyordu. Buz dolabindan diger sevdigimiz seyler de ben elinden kapana kadar firsat bulabilirse paketinden parmakliyarak yedigi tereyagi, kasar peyniri, beyaz peynir ve isirdikca sularini onune doke doke yedigi domates :)
Gecen gun dolapta kirik bir yumurta vardi cam kasenin icinde, benden goruyor herhalde yumurtayi hep kaseye kirdigimi ya onun icin dolapta kasede yumurta gorunce pek bir heyecanlandi, sevindi. Hemen o da bir yumurta aldi eline, aklinca kiricak annesi gibi yumurtayi kaseye. Ama tam nasil kirdigimi izleyememis herhalde yumurtayi kaseye vurarak degil elinde sikarak kirmaya calisti :) Tabi yumurta suratina patlayiveri, yuzu gozu yumurta icinde kaldi.
Bir de eslestirme olayini kavradi Nehir artik. Beraber camasirlari yikamak icin kirlileri atiyorduk makinaya, bir tek yastik kilifi vardi onu aldi heyecanla kosa kosa yatak odasina gitti. Yataktaki nevresimin takimiymis yastik, ben farkinda bile degilim o nevresimin yatakta oldugundan Nehir hanim aldi elinde yastik kilifini gosteriyor bana nevresimle bu ayni diye:) Bu aksam da salonda oyuncak sepetindeki pijama altini kafasina gecirmeye calisiyordu sonra aradan 10-15 dakika gecti baktim elinde ayni pijamanin ustu var bu sefer de onu giymeye calisiyor. Ben yanlis mi gordum acaba dedim ama sonra yatak odasinda pijamanin altini bulunca farkettim, bizimkisi almis pijama altini yatak odasina goturmus orda kendi dolabindan ayni pijamanin ustunu bulmus da onu getirmis salona giymeye calisiyor. Daha neler gorecegiz bakalim.
Bugun Nehir'i gymboree denen bebek gym i diyebilegegimiz bir yere goturduk. Onceden falan yer ayirttik, parali bisi ama biz once deneyecegiz diye para verip uye olmadik. Pek bir hayal kirikligina ugradik dogrusu; gerci Nehir mutluydu. Ortami guzel yapmislar miderler, tahta kaydiraklar, mider oyuncaklar falan cok hos ama kucucuk bir yerdeydi. Bir de kimse ilgilenmiyordu cocuklarla. Ben orada gorevliler cocuklara aktivite falan yaptirirlar diye umut ediyordum ama herkes cocugunun basinda oynatiyordu kendi cocugunu. Iki gorevli vardi biri elinde fincani kahve iciyordu, yani cumartesi gunleri sadece 11.30-12.15 arasi calisiyorlar gorevli teyze o sirada kahve icmeyi uygun gormus.
Topu topu 4 cocuk vardi, onlardan biri zaten 8-9 aylik falandi, digerleri de kendi kendilerine takiliyordu. Nehir ufak bebegin oynadigi fosforlu renklerdeki puskullu oyuncaga hasta oldu, bebegin daha dogrusu oyuncagin cevresinde dort dondu. Oyuncak da aslinda bebegin degil babasinin elinde, bebegini oynatiyor onunla. Nehir oyle uzandikca oyucagi cekiveriyordu adam Nehir'in onunden, cok komikti yani veriver degil mi oyuncagi Nehir'e o kadar pesinde dolandiktan sonra baska birseyle oynatirsin bebegini heryer oyuncak kayniyor zaten. Sonunda Nehir pes etti, birakti oyuncagin pesini.
Haftaya veya bir sonraki haftaya da bakalim bizim kutuphanede babalar ve cocuklari oyun olayi varmis, Erkin Nehir'i bir de oraya gotursun. Daha once kutuphanede ben oyuna goturmustum Nehir'i; cok fazla oyuncak vardi. Eminim Nehir'in hosuna gider babasiyla kutuphanede oyun oynamak.